SON EKLENENLER

İŞ BIRAKMA EYLEM KARARI SENDİKAL MÜCADELENİN CİDDİYETİNE GÖLGE DÜŞÜRMEMELİDİR

Eğitim-Bir-Sen İstanbul 6 nolu Şube Başkanı İdris Şekerci yaptığı açıklamada ''Ancak son dönemde, kamu görevlilerinin özlük hakları ve çalışma hayatıyla doğrudan ilgisi bulunmayan konulara ilişkin olarak, başta Eğitim Sen olmak üzere bazı sendikalar tarafından alınan iş bırakma kararları, bu hakkın kamu otoritesi nezdinde tartışmaya açılmasına ve toplumsal meşruiyetinin sorgulanmasına neden olmaktadır.'' dedi.
28 Mart 2025 13:22

şekerci açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Memur sendikacılığı, uzun yıllar boyunca ILO sözleşmelerini dayanak alarak örgütlenme çabası içinde olmuştur. 4688 sayılı Sendikalar Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte kamu görevlileri, yasal zeminde sendikacılık faaliyetlerini yürütme imkânına kavuşmuştur. Uluslararası normlardan ve işçi sendikacılığındaki sendikal haklardan belirli ölçüde farklılık arz etse de, kamu görevlileri olarak oluşturduğumuz imkânlar ve mekanizmalar aracılığıyla mali ve özlük haklarımız için mücadele etmeye devam etmekteyiz.

 

Memur sendikacılığında grev hakkının bulunmaması nedeniyle, kamu işvereni nezdinde farkındalık oluşturmak adına iş bırakma eylemleri önemli bir araç haline gelmiştir. Sendikal mücadelemizin başlangıç noktalarından biri, kadın çalışanların pantolon giyme hakkının tanınması için gerçekleştirilen iş bırakma eylemidir. O dönemde yaşanan soruşturmalar, verilen disiplin cezaları ve açılan davalar, hukuki mücadelemizin önünü açmış, Danıştay’ın sendikal eylem kararlarına uyan kamu görevlilerine ceza verilemeyeceğine yönelik kararları ise bu sürecin hukuki zeminini güçlendirmiştir. Memur Sen kurucu genel başkanı Merhum Mehmet Akif İnan'ın Emek platformu dönem başkanlığı sırasında Kadın çalışanların pantolon giyme özgürlüğü için ortak eylem kararının bir parçası olarak hareket eden Eğitim Sen (Eğitim İş o dönemde ayrı örgütlü sendika değildi) ideolojik gerekçeler ileri sürerek yine kadın çalışanların en temel hakkı olan başörtüsü ile kamuda çalışma hakları için ortak mücadele etmekten kaçınması hafızalardaki tazeliğini korumaktadır

Ancak son dönemde, kamu görevlilerinin özlük hakları ve çalışma hayatıyla doğrudan ilgisi bulunmayan konulara ilişkin olarak, başta Eğitim Sen olmak üzere bazı sendikalar tarafından alınan iş bırakma kararları, bu hakkın kamu otoritesi nezdinde tartışmaya açılmasına ve toplumsal meşruiyetinin sorgulanmasına neden olmaktadır.

İş bırakma eylemleri, temel olarak kamu otoritesine yönelik bir uyarı niteliği taşımakta olup, kamu hizmetleriyle ilgili sorunları gündeme taşımak ve çözüm sürecini hızlandırmak amacıyla başvurulan bir yöntemdir. Bu nedenle, bu hakkın doğru zamanda ve haklı gerekçelerle kullanılması büyük önem arz etmektedir. Geçmişte Kobani olayları gibi çalışma hayatıyla doğrudan bağlantısı olmayan siyasi konularda iş bırakma eylemi gerçekleştiren Eğitim Sen, son olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen adli soruşturma ve görevden el çektirme sürecine tepki olarak iş bırakma kararı almıştır.

Bu tür kararların, yalnızca ilgili sendikaya değil, memur sendikacılığının bütününe zarar vereceği açıktır. Grev hakkı bulunmayan memur sendikalarının sahip olduğu en önemli mücadele araçlarından biri olan iş bırakma eylemlerinin, siyasi süreçlerin bir parçası haline getirilmesi ve belirli siyasi partilerin politik gündemleri doğrultusunda kullanılması, sendikal hareketin bağımsızlığına gölge düşürmektedir.

Özellikle sendikaların, çalışma hayatına doğrudan etki eden konular yerine ideolojik ve siyasi gündemlere odaklanması, sendikal mücadeleyi zayıflatmakta ve kamu görevlilerinin haklarını savunma misyonunu sekteye uğratmaktadır. Eğitim Sen’in, geçmişte Kobani olayları ve LGBT savunuculuğuyla gösterdiği tutumun ardından, bugün de CHP’nin siyasi pozisyonuna paralel bir çizgide hareket etmesi, memur sendikacılığı açısından kaygı verici bir gelişmedir. Kamu kaynaklarının etkin ve şeffaf kullanımını sağlamak amacıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında hakkında adli süreç başlatılan Ekrem İmamoğlu’na destek amacıyla alınan iş bırakma kararları, sendikal hakların amacı dışında kullanıldığına dair önemli bir örnek teşkil etmektedir.

Sendikal mücadele, kamu görevlilerinin ortak hak ve menfaatlerini korumak adına yürütülen, sorumluluk gerektiren bir süreçtir. Sendikal eylem kararlarının toplumsal meşruiyet sorunu olmayan ve çalışma hayatı sorunlarıyla doğrudan ilgili konular kapsamında yapılmalıdır.

 

 

 

SENDİKA BÜLTENİ

TOPLU SÖZLEŞME SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
SON EKLENEN HABERLER